Diyarbakır’da, kayyum atanan büyükşehir belediyesi tarafından görevinden uzaklaştırılan ve daha önce Kulp Belediye eş başkan adayı olan Ahmet Özer, açtığı davayı kazanarak hukuk mücadelesinde önemli bir başarıya imza attı. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi, Özer’in göreve iadesine ve tüm maaş ile özlük haklarının ödenmesine hükmetti. Bu karar, kayyumlar tarafından benzer gerekçelerle görevden alınan diğer kamu çalışanları için de emsal teşkil etmesi bekleniyor.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi çalışanı Ahmet Özer, 2014 yerel seçimlerinde Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) çatısı altında Kulp Belediyesi eş başkan adayı olmuştu. Bu adaylık durumu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından Özer’in görevine son verilmesine gerekçe gösterildi. Kayyum yönetimi, Özer’in adaylığını “siyasi faaliyet” olarak nitelendirmişti.
Kimdir Ahmet Özer ve Neden Görevden Alındı?
Ahmet Özer, uzun yıllardır Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan bir kamu çalışanıydı. Aynı zamanda DBP üyesi olan Özer, 2014 yerel seçimlerinde Kulp Belediyesi için eş başkan adayı olarak gösterilmişti. Seçimlerde aday olmasına rağmen göreve gelemeyen Özer, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra “siyasi faaliyette bulunduğu” gerekçesiyle kamu görevinden çıkarıldı. Bu karar, Özer tarafından hukuka aykırı bulunarak Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi’ne taşındı.
Mahkeme Kararının Gerekçesi Ne?
Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi, Ahmet Özer’in görevden alınma kararını inceleyerek kayyum yönetiminin gerekçelerini hukuka aykırı buldu. Mahkeme, verdiği kararda şu kritik noktaların altını çizdi:
- Siyasi Faaliyet Niteliği: Mahkeme, bir kamu görevlisinin başka bir belediyede yerel seçimlerde aday olmasının, memuriyet mevzuatı açısından “siyasi faaliyet” olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Adaylık, Anayasa ile güvence altına alınan seçme ve seçilme hakkı kapsamında değerlendirilerek, kamu görevlisinin işine son verilmesi için geçerli bir sebep teşkil etmediği belirtildi.
- Memur Statüsü ve Adaylık Hakkı: Kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri ve diğer yasal düzenlemeler ışığında, belediye personelinin başka bir belediyede aday olmasının önünde yasal bir engel bulunmadığı vurgulandı. Kamu görevlisinin bu hakkını kullanmasının, görevinden atılmasını gerektirecek bir durum olmadığı ifade edildi.
- Hukukun Temel İlkeleri: Mahkeme, kayyum yönetiminin kararının hukukun genel ilkeleri ve mevcut mevzuatla çeliştiğini belirterek, idarenin keyfi uygulama yapamayacağının altını çizdi.
Karar Ne Anlama Geliyor?
Ahmet Özer lehine verilen bu karar, kayyum atanan belediyelerde benzer gerekçelerle işlerine son verilen binlerce kamu çalışanı için önemli bir emsal teşkil ediyor. Bu kararın, “siyasi faaliyet” adı altında yapılan haksız işten çıkarmaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu göstermesi açısından kritik bir önemi var. Mahkemenin, adaylık hakkını anayasal bir hak olarak kabul edip, bunu işten çıkarma nedeni saymamasının, gelecekteki benzer davalara ışık tutması bekleniyor.
Avukatlar ve hukuk çevreleri, bu kararın yargının, idarenin hukuka aykırı uygulamalarına karşı bir denge unsuru olarak işlediğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor. Ayrıca, kamuoyunda uzun süredir tartışılan kayyum uygulamaları ve bu uygulamalar neticesinde yaşanan mağduriyetler açısından da, yargıdan gelen bu tür kararların büyük bir önem taşıdığı ifade ediliyor.
Özer’den Adalet Vurgusu
Hukuk mücadelesini kazanan Ahmet Özer, kararın ardından yaptığı açıklamada adaletin tecelli ettiğini belirterek şunları söyledi: “Bu karar, sadece benim şahsımda değil, kayyumların hukuka aykırı uygulamaları sonucu mağdur olan tüm kamu emekçileri için bir zaferdir. Yerel seçimlerde aday olmanın bir suç olmadığını, anayasal bir hak olduğunu mahkeme kararıyla tescillemiş olduk. Umarım bu karar, haksız yere görevden alınan diğer arkadaşlarımız için de bir emsal teşkil eder ve adalet yerini bulur.”
Özer’in bu açıklamaları, kararın bireysel bir zafer olmanın ötesinde, genel bir hukuk mücadelesinin parçası olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
