Avrupa doğal gaz piyasalarında son dönemde yaşanan yükseliş trendi, Orta Doğu’daki gerilimin azalacağına dair artan umutlarla birlikte sert bir düşüşe geçti. Hollanda TTF vadeli işlemlerinde, Haziran teslimatlı kontratlar tek günde %7’ye varan bir değer kaybı yaşayarak megavat saat başına 31 euro seviyesine geriledi. Bu düşüş, doğal gaz fiyatlarını Şubat ayından bu yana en düşük seviyelerden birine çekti ve piyasalardaki risk priminin hızla azaldığını gösterdi.
Haberin Gazetesi’nin edindiği bilgilere göre, doğal gaz fiyatlarındaki bu ani gerileme, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes görüşmelerinde ilerleme kaydedilebileceği yönündeki beklentilerden kaynaklanıyor. Bölgedeki siyasi tansiyonun düşme ihtimali, enerji arz güvenliği üzerindeki endişeleri hafifleterek piyasalara nefes aldırdı. Hatırlanacağı üzere, İran’ın geçtiğimiz ay İsrail’e yönelik saldırısının ardından Orta Doğu’da tırmanan gerilim, doğal gaz fiyatlarında %30’a yakın bir artışa neden olmuştu. Nisan ortasında 39 euro/MWh seviyelerini gören fiyatlar, ateşkes umutlarıyla birlikte o zamanki zirvesinden yaklaşık %40 oranında değer kaybetmiş durumda.
Fiyatlardaki Düşüşün Arka Planı: Jeopolitik ve Temel Faktörler
Ne Oldu?
- Haziran teslimatlı Hollanda TTF doğal gaz vadeli kontratları, %7 düşüşle 31 euro/MWh seviyesine indi.
- Bu fiyat seviyesi, Şubat 2024’ten bu yana görülen en düşük seviyelerden birini temsil ediyor.
- Nisan ortasındaki 39 euro/MWh zirvesinden bu yana toplamda yaklaşık %40’lık bir gerileme kaydedildi.
Neden Düştü?
- Orta Doğu’daki Ateşkes Umutları: İsrail-Hamas çatışmasında ateşkes müzakerelerindeki ilerleme beklentileri, bölgesel gerilimin azalacağı ve enerji arz rotalarına yönelik risklerin düşeceği algısını güçlendirdi.
- Risk Priminin Azalması: Jeopolitik risklerin hafiflemesi, enerji piyasalarında uygulanan risk primini aşağı çekti.
Diğer Etkenler Neler?
Gaz fiyatlarındaki bu düşüşte jeopolitik faktörlerin yanı sıra, Avrupa’daki güçlü temel veriler de etkili oldu. Kıtadaki doğal gaz depolama tesisleri doluluk oranları mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Avrupa genelinde depolama seviyeleri şu an için %62 civarında bulunuyor. Bu yüksek stok seviyeleri, olası arz kesintilerine karşı tampon görevi görerek piyasaları sakinleştiriyor.
Ayrıca, beklenenden daha ılık seyreden hava koşulları da doğal gaz talebini baskılamış durumda. Kış sezonunun sona ermesiyle birlikte ısınma amaçlı tüketimin azalması, arz fazlası oluşmasına katkı sağlıyor. Norveç’teki planlı bakım çalışmaları ve bazı planlanmamış kesintilere rağmen, yüksek depolama seviyeleri ve azalan talep, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı dengelemeyi başardı.
Öte yandan, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasasında Asya’dan gelen talebin henüz belirgin bir şekilde artmaması da Avrupa’nın lehine işleyen bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Küresel LNG rekabetinin şimdilik sınırlı kalması, Avrupa’nın tedarikini daha uygun koşullarda sağlamasına olanak tanıyor.
Piyasa Nereye Gidiyor?
Doğal gaz fiyatları, 2022 yazında Rusya-Ukrayna savaşının ardından ulaştığı megavat saat başına 300 euro’nun üzerindeki tarihi zirveye kıyasla çok daha düşük seviyelerde işlem görmeye devam ediyor. Ancak son dönemdeki düşüşlere rağmen, piyasaların hala jeopolitik gelişmelere karşı hassasiyetini koruduğu gözlemleniyor. Orta Doğu’daki durumun nihai çözüme kavuşmaması veya farklı bölgelerde yeni gerilimlerin ortaya çıkması, fiyatlar üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabilir.
Enerji güvenliği ve tedarik çeşitliliği, Avrupa ülkeleri için öncelikli gündem maddeleri arasında yer almayı sürdürüyor. Mevcut düşüş eğilimi, kısa vadede Avrupalı tüketiciler ve sanayi için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, uzun vadeli enerji stratejilerinin önemi bir kez daha ortaya konulmuş oluyor.