Bolu Belediyesi’ne yönelik geçtiğimiz ay düzenlenen “rüşvet ve irtikap” operasyonunda adli kontrol şartıyla serbest bırakılan üç belediye yöneticisi, savcılığın itirazı üzerine tutuklandı. Mahkeme tarafından verilen adli kontrol kararının Bolu Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırılmasıyla, Bolu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Hakan Yılmaz, Fen İşleri Müdürü Serkan Ilgın ve Mali İşler Müdürü Hasan Ali Koç cezaevine gönderildi.
Bu yeni gelişmeyle birlikte, 23 Şubat’ta başlayan ve belediye bünyesinde görevli personeli, müteahhitleri ve aracılık yapan şahısları kapsayan operasyon kapsamında tutuklananların sayısı altıya yükseldi. Söz konusu yöneticiler, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının üst mahkemece kabul edilmesiyle tutuklanarak cezaevine konuldu.
Soruşturmanın Seyri ve İlk Tutuklamalar
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 23 Şubat 2024 tarihinde Bolu, İstanbul ve Sivas’ta eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti. Operasyonlarda, Bolu Belediyesi’nde görevli 15 kişi ile müteahhitler ve aracılık yapan şahıslar gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlar arasında belediye yöneticileri de bulunuyordu.
İlk Mahkeme Süreci ve Adli Kontroller
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Mahkemeye çıkarılan 15 kişiden 3’ü (bir müteahhit ve iki aracı olduğu belirtilen şahıs) “rüşvet ve irtikap” suçlamasıyla tutuklanırken, aralarında Hakan Yılmaz, Serkan Ilgın ve Hasan Ali Koç’un da bulunduğu 12 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Adli kontrol şartı uygulananlar arasında yurt dışı çıkış yasağı ve düzenli imza verme gibi maddeler bulunuyordu.
Belediye Başkanı Özcan’dan Siyasi Nitelik İddiası
Operasyonun hemen ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, konuyla ilgili sert açıklamalarda bulunmuştu. Özcan, operasyonun siyasi nitelik taşıdığını ve suçlamaların asılsız olduğunu iddia etmişti. Belediyenin ve kendi makamının aranması sürecinde yaşanan aksaklıklara dikkat çeken Özcan, asıl hedefin kendisi olduğunu ve kendisini görevden almak için bahane arandığını öne sürmüştü.
Başkan Özcan, savcılık ve kolluk kuvvetlerinin iddialarının siyasi bir “kumpas” olduğunu savunarak, “Bu operasyonun belediye ile hiçbir alakası yoktur. Birkaç tane gariban memuru, müteahhidi de zanlı sıfatına sokarak olayı büyütmeye çalıştılar” ifadelerini kullanmıştı. Ayrıca, kendisiyle ilgili odasının aranması için bir arama kararının dahi bulunmadığını belirtmişti. Gelinen son nokta, savcılığın itirazının kabul edilmesiyle soruşturmanın derinleştiğini gösteriyor.
