Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Başkanı Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin 2026 yılına yönelik iddialı ve stratejik hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamaya göre, sektörün ihracat hacminin 15 milyar dolara, cirosunun ise 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ayrıca, Ar-Ge harcamalarının 3 milyar dolara yükseltilmesi planlanırken, sektördeki istihdamın 100 bine, firma sayısının ise 5 bine çıkarılması hedefleniyor.
Bu hedefler, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda ülkenin savunma sanayisindeki yerlileşme ve millileşme çabalarını bir üst seviyeye taşımayı amaçlıyor. Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin geçmişte birçok alanda dışa bağımlı olduğunu ancak bugün gelinen noktada yerli ve milli sistemlerle bu bağımlılığın büyük ölçüde kırıldığını vurguladı. Mevcut durumda 850’den fazla projenin devam ettiğini belirten Görgün, bu projelerin sektörün geleceğine yön veren önemli yatırımlar olduğunu ifade etti.
2026 İçin Ekonomik ve İstihdam Hedefleri
Türk savunma sanayisi, önümüzdeki dönemde ekonomik büyüme ve istihdam yaratma konusunda önemli bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Belirlenen 2026 hedefleri, sektörün hem ulusal ekonomiye katkısını artırmayı hem de nitelikli insan gücünü çekmeyi amaçlıyor:
- İhracat Hacmi: 15 milyar dolar
- Sektör Cirosu: 30 milyar dolar
- Ar-Ge Harcamaları: 3 milyar dolar
- İstihdam Sayısı: 100.000 kişi
- Firma Sayısı: 5.000 firma
- Yerlilik Oranı: Savunma sanayii ürünlerinde %85
Bu rakamlar, Türkiye’nin savunma sanayisini sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda küresel pazarda rekabetçi bir oyuncu haline getirme vizyonunu yansıtıyor.
Teknolojik Odak Alanları ve Gelecek Stratejileri
SSB Başkanı Görgün, savunma sanayinin geleceğine yön verecek kritik teknoloji alanlarını da işaret etti. Bu alanlar, sektörün stratejik derinliğini ve yenilikçi yaklaşımını gözler önüne seriyor:
- Yapay Zeka (AI): Savunma sistemlerinin otonom ve akıllı hale gelmesi.
- Siber Güvenlik: Dijital tehditlere karşı ulusal altyapının korunması.
- Uzay Teknolojileri: Türkiye’nin uzaydaki varlığının güçlendirilmesi.
- Kuantum Teknolojileri: Geleceğin şifreleme ve iletişim sistemleri.
- İnsansız Sistemler: Kara, hava ve deniz platformlarında otonom yeteneklerin artırılması.
- Akıllı Mühimmatlar: Hedefe daha isabetli ve etkili vuruş kabiliyeti.
- Elektronik Harp: Düşman sistemlerini etkisiz hale getirme.
- Haberleşme Sistemleri: Güvenli ve kesintisiz iletişim altyapısı.
Görgün, bu teknoloji alanlarında yapılacak yatırımların, Türkiye’nin savunma kabiliyetlerini uluslararası standartların üzerine taşıyacağını ve caydırıcılık kapasitesini artıracağını belirtti. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ürünlerin sadece yurt içinde değil, yurt dışında da tercih edilen markalar haline gelmesinin önemine değinildi.
Vizyon: Tam Bağımsız Bir Savunma Sanayii
Haluk Görgün, Türkiye’nin tam bağımsız bir savunma sanayii hedefine kararlılıkla ilerlediğini vurguladı. Yerlileşme oranının artırılması, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi ve ileri teknoloji alanlarına yapılan yatırımlar sayesinde, Türk savunma sanayisinin küresel arenada daha güçlü bir konum elde edeceği öngörülüyor. Bu hedefler, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada daha etkin bir güç olmasının temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.
